14 Ağustos 2017 Pazartesi

İstanbul İçin Uçak Bileti


İnternet günümüzde pek çok sektörde kullanılmaya başlanmıştır. Bunlardan bir tanesi de bilet almanızı kolaylaştıran bağlantılardır. Firma firma dolaşarak en uygun fiyatı araştırmak yerine internetten bütün firmaların uçak seferlerine bakabilir, bunlardan en uygun olanını alabilirsiniz. Örneğin yolculuk yapmak istediğiniz il uşak ise İstanbul Uşak uçak bileti bağlantılarımız oluşturulmuştur. Bu bağlantılar sayesinde siz de en uygun biletlere ulaşabileceksiniz.
Anadolu ve Ege’yi bağlar nitelikte olan Uşak ilinde yapılan kazılar sonucu ilin uzun asırlar öncesinden beri yerleşim yeri olduğunu söyleyebiliriz. Sanayi ve eğitimi ile bölgede gelişme gösteren iller arasında olduğunu söyleyebileceğimiz bu ili ziyaret edecekseniz eğer ve uçak seçeneklerini kullanmak istiyorsanız İstanbul uçak bileti bağlantılarını gönül rahatlığı ile tercih edebileceğinizi söyleyebiliriz. Bu siteler sayesinde en güzel yolculukları yapabilme şansını yakalayacaksınız. Özelikle çocuklu aileler için işkenceye dönüşebilen yolculuklardan kurtulmak içi İstanbul uşak uçak bileti siteleri oluşturulmuş ve en rahat yolculukların yapılabilmesi amaçlanmıştır.
Uçak yolculuklarının en çok tercih edilen seyahatlerden olmasının bir sebebi de diğer seyahat türlerine göre daha güvenilir olduğu sayılabilir. Hem daha hızlı hem de daha güvenilir seyahatler için sizin de yapmanız gereken bu bağlantıları ziyaret ederek uçak biletlerinizi almak olacaktır. En uygun İstanbul uşak uçak bileti bulmada zorlanıyorsanız eğer bunu birkaç tıkla evinize kadar ulaştıracak siteler yardımı ile gerçekleştirebilirsiniz. Gideceğiniz yer eğer uşak ise İstanbul uşak uçak bileti gibi bağlantıları ziyaret etmenizi öneriyoruz. Hayatınızı kolaylaştıracak bu bağlantılar sayesinde en sevdiğiniz illere ya da memleketinize kolayca gidebileceksiniz. Uşak’a gitmek istiyor ve bunu otobüs yolculuğu ile saatlerce yapmak yerine uçak ile sadece birkaç saate gerçekleştirmek istiyorsanız geç olmadan sitemizden uçak biletinizi ayırtmalı ya da almalısınız. 
Firmaların en uygun seferlerini karşınıza çıkaracak olan ve piyasadaki en uygun fiyatları size sunan İstanbul uşak uçak bileti  sitemiz sayesinde uçak yolculuğu yaparken oldukça karlı da olacaksınız. Hem zamandan hem de paradan tasarruf yapmak istiyorsanız eğer uçak yolculuğunu tercih etmeli, biletinizi de İstanbul uşak uçak bileti bağlantılarımızdan kolayca satın almalısınız.

11 Ağustos 2017 Cuma

İTALYAN KLASİĞİ ROMA


Roma, Floransa ve sonrasında Venedik İtalya Klasiği gezimizin üçüncü noktası olarak tercih ettiğimi son durağımız. Şehir içinde suyollarıyla bilinen romantik bir tatil geçirmek isteyenlerin adresi olan Venedik oldukça çarpıcı bir şehirdir. Hem su kanalları hem de gece eğlenceleriyle de adından söz ettiren bu şehir her kesime hitap eden, keyifli bir tatil için tercih edebileceğiniz yerlerden birisidir. Açıkçası bayram tatillerinde bu üç güzel İtalyan Şehrini gezebilirsiniz.

Venedik’e Ulaşım
Venedik’e Roma’dan veya Floransa’dan hızlı trenle kolaylıkla ulaşabilirsiniz. Hızlı trenle Roma’dan yaklaşık olarak 4 saat süren bir yolculuk, Floransa’dan 2 saatlik bir yolculuk sonrasında ulaşımınızı sağlayabilirsiniz.
Ayrıca Vendik Marco Polo Havaalanı da uluslararası alanda hizmet vermektedir. İstanbul’dan da direk uçuşlarla hizmet veren hava yollarının tam listesine ucuzauc.com web sitesi üzerinden Venedik uçak bileti sorgulaması yaparak ulaşabilirsiniz.
Venedik Havalimanı’ndan şehir merkezine otobüs, otel servisleri, tren, taksi, araç kiralama veya tur hizmetleri kapsamında verdiğimiz transfer hizmetimizden faydalanarak ulaşabilirsiniz. Havalimanı şehir merkezinden yaklaşık olarak yarım saat kadar uzaklıkta yer almaktadır.

Roma ve Floransa’daki uygulamaya benzer bir uygulamaya sahip olan Venice Card, toplu taşıma araçlarında ve bazı müzelerde ücretsiz ve sıra beklemeden geçi hakkı sunmaktadır. Alındığı süreden sonra 72 saat yani üç günlük kullanım süresi olan bu kartla da Venedik’te müzeleri ve tarihi yerleri gezebilir ayrıca toplu taşıma araçlarından 3 gün boyunca ücretsiz olarak faydalanabilirsiniz. Venice Card geçerli olduğu müzelerin ve diğer yerlerin listesine ise kartı satın aldığınız yerde temin edebileceğiniz şehir haritasında bulabilirsiniz veya Venice Card resmi web sitesinden de bilgilere ulaşabilirsiniz.

Venedik’e ilk kez gidiyorsanız şehri kuşbakışı görmenizi tavsiye ederiz.  Şehir meydanında yer alan San Marco Kilisesi’ni gezdikten sonra hemen karşısında yer alan Campanile di San Marco kulesine çıkarak su kanalları dışında şehrin tamamını görebilirsiniz.
Su kanalları Venedik’le bütünleşen bir özellik ve Büyük Kanal şehrin tam orsasında S şeklinde geçmektedir.  Şehir içi ulaşımda da bu büyük kanal aktif olarak kullanılmaktadır.  Kanallar arasında hizmet veren Vaporetto’ları kullanarak şehrin en ünlü köprüsü olan Rialto Köprüsü’ne giderek burayı da gezebilirsiniz. Dilerseniz gondolları da tercih ederek kanallarda geziye çıkabilirsiniz.
Savaş gemilerinin dahi geçebileceği olan Rialto Köprüsü’nden sonraki şehrin en ünlü ikinci köprüsü Ahlar Köprüsü de Venedik’te gezilecek yerlerdendir. Bu körünün en önemli özelliği ise mahkûmların hapishaneye geçmek için kullandığı köprü olmasıymış. Adı da bu hikayeden alarak Ahlar Köprüsü olarak anılmaktadır.
Venedik’in küçük adaları da görülmeye değerdir. Cam atölyeleri ile ünlü Murano Adası, dantelleriyle ünlü olan Burano adalarını da gezmenizi öneririz. Özellikle hediyelik eşya satın almak için bu kısma biraz fazla bütçe ayırabilirsiniz.
Venedik canlı sokaklarında ve kafelerde ki canlı orkestra da klasik müzik keyfini tadabileceğiniz bir yer. Huzurlu zaman geçirebileceğiniz bu şehrin kafeleri bile tarihe tanıklık ettiğini söylesek yalan olmaz. Cafe Florian’ı kafe olarak hizmet veren ünlülerin de tercih ettiği bir kafe olmasının yanı sıra açıldığı günden beri Goethe, Charles Dickens ve Rousseau gibi ünlü yazar ve filozları da ağırlamış bir yer olarak da hala hizmet vermeye devam etmektedir ve gitmenizi önerdiğimiz gezilecek yerler listesine burayı da ekleyebilirisiniz. Gezdikten sonrasında keyif kahvesi içmek için oldukça uygun bir yer.

Venedik’te deniz ürünleri için Ristorante S. Stefano’yı tercih edebilirsiniz. Tatlılar konusundaysa Venedik’te daha seçici olmanızı öneririz çünkü fındıklı dondurma için Gelato Nico’da, tiramisu için Mirano Adası’nı tercih eteniz en doğrusu.

Maskeleriyle ünlü bu şehirde kendinize küçük maskelerden satın alabileceğiniz gibi hediyelik olarak da bu maskelerden satın alabilirsiniz. Fakat Şubat ve Mart aylarında Paskalya öncesinde gerçekleştirilen Venedik Karnavalına tanık olmanızı tavsiye ederiz. Sokaklarda yüzlerinde maskelerle dolaşan insanları görmek ve farklı eğlencelere tanık olmak içinde özellikle Şubat ve Mart aylarında Venedik ziyaret etmenizi öneririz. 

9 Ağustos 2017 Çarşamba

Macera Severlere 3 Lokasyon

Yeni yerler keyfetmek, yeni canlılar görmek hatta adrenalin tutkunuysanız adrenalini doruklarına kadar hissetmek isteyen macera severler için 3 lokasyonu belirledik. Daha fazla adrenalin ve daha fazla heyecan için macera severler için yazdığımız diğer yazılarımıza da göz atabilirsiniz.



Melen Çayı ve Dalaman Çayı’nda Rafting

Hızla akan suların arasında kürek sallamak, doğanın mucizesine karşı bir grup arkadaşınızla beraber karşı gelmek ister misiniz o halde rafting tam size göre. Rafting yaparken heyecanı doruklarında hissedebilirsiniz. Özel eğitmenler eşliğinde küçük bir dersten sonra katılabileceğiniz bu etkinlik içinse en uygun rota Düzce’nin en ünlü akarsuyu Melen ve Antalya’nın Dalaman Çayı biçilmiş kaftan.
Düzce Melen Çayı’na yakı illerden de ulaşım oldukça kolay olup, rafting için özel turlar düzenlenmektedir. Bütün bir günü keyifli geçirmeniz için bütün ayarlamalar yapılmaktadır. Belirlenen noktalarda servislerin sizleri aldığı rafting alanına kadar götürdükten sonra genelde kısa bir yürüyüş sonrasında da kısa bir eğitim sonrasında küreklere sarılabilirsiniz. Etkinlik sonunda temiz hava, adrenalin ve suyun verdiği huzurla yemek yiyerek günü bitirebilirseniz. Çok erken saatlerde gerçekleştirilen etkinliler için sabah kahvaltı hizmeti de verilmektedir.  Antalya Dalaman Çayı’nda rafting yapmak isterseniz de yine turlara katılabilirsiniz. Ayrıntılı bilgi için tur hizmetlerimizle iletişime geçebilirsiniz.



Melen Çayı ve Dalaman Çayı’nda Rafting

Hızla akan suların arasında kürek sallamak, doğanın mucizesine karşı bir grup arkadaşınızla beraber karşı gelmek ister misiniz o halde rafting tam size göre. Rafting yaparken heyecanı doruklarında hissedebilirsiniz. Özel eğitmenler eşliğinde küçük bir dersten sonra katılabileceğiniz bu etkinlik içinse en uygun rota Düzce’nin en ünlü akarsuyu Melen ve Antalya’nın Dalaman Çayı biçilmiş kaftan.
Düzce Melen Çayı’na yakı illerden de ulaşım oldukça kolay olup, rafting için özel turlar düzenlenmektedir. Bütün bir günü keyifli geçirmeniz için bütün ayarlamalar yapılmaktadır. Belirlenen noktalarda servislerin sizleri aldığı rafting alanına kadar götürdükten sonra genelde kısa bir yürüyüş sonrasında da kısa bir eğitim sonrasında küreklere sarılabilirsiniz. Etkinlik sonunda temiz hava, adrenalin ve suyun verdiği huzurla yemek yiyerek günü bitirebilirseniz. Çok erken saatlerde gerçekleştirilen etkinliler için sabah kahvaltı hizmeti de verilmektedir.  Antalya Dalaman Çayı’nda rafting yapmak isterseniz de yine turlara katılabilirsiniz. Ayrıntılı bilgi için tur hizmetlerimizle iletişime geçebilirsiniz.



Nepal

Yurt içinde değil de yurt dışında maceraya atılmak isterimsiniz?  O Halde Nepal’i tercih edebilirsiniz. Keşfedilecek yerler, Hindu Tapınakları ve açık hava müzeleriyle dikkat çeken Nepal’de hayatınızın deneyimini yaşayabilirsiniz. El yapımı kâğıt ve seramik çeşitlerinden eviniz içinde bir tane almanızı tavsiye ederiz. Nepal Tapınakları ve güler yüzlü, cana yakın insanlarıyla güzel bir tatilde geçirebileceğiniz yerlerden birisidir. Oldukça mistik bir havası bulunan bu kentte yapabileceklerinizse sınır tanımamaktadır. Himalayalar’ın hemen kuzeyinde yer alan bu bölgede mercimekli pilav, puf böreği, zencefil çatı ve sarımsak çorbasını tatmanızı öneririz. Nepal seyahatlerinizde uçak biletinizden konaklayacağınız yere kadar bütün düzenlemelerin yapılabilmesi için tur hizmetleri operatörümüzle iletişime geçebilirsiniz.

7 Ağustos 2017 Pazartesi

Ünlülerin Kalbini Kaptırdığı Şehirler

Herkesin kendini ait hissettiği bir şehir vardır. Peki, her gün televizyonlarda gördüğümüz hayatlarına gıpta ile baktığımız ünlülerin kendilerini ait hissettiklerini, kalbini kaptırdığı yerler neresiymiş göz atalım. Hayatları ve yaşam biçimleriyle topluma örnek olan bu kişilerin tercihleri de, şehirlere olan bakış açınızı değiştirebilir.

Beren Saat-Kenan Doğulu / A.B.D.
Özürlüğün ülkesi Amerika’nın hayranları olan Beren Saat-Kenan Doğulu, burayı sevmekte hiçte haksız sayılmazlar. Seviyeli ilişkileriyle örnek bir çift olan bu ikilinin ABD’yi neden daha çok sevdiğine bir göz atalım.


Farklı eyaletlerden oluşan ABD, birçok açıdan farklı beklentileri de karşılamaktadır.  ABD’de Miami’de denizin keyfini çıkarabilir, Teksas’da kumar oynayarak farklı bir heyecan yaşayabilir, Hollywood filmlerini deneyimleyebileceğiniz Los Angeles ve New York’ta kendi filminizin kahramanı olabilirsiniz.
Sadece hissettirdikleriyle dahi ABD’ye hayran olabilecekken ayrıca kültürel olarak da farkını ortaya koyan bu ülke de gezebileceğiniz yerlerin de fazlalığı ve ilgli çekiciliği kalbinizde taht kurmaya yeter özelliktedir.
ABD’de Central Park, Özgürlük Anıtı, Beyaz Saray akla ilk gelen gezilecek yerlerdir.
Film stüdyolarının yer aldığı, dünya sinema tarihine kattığı inanılmaz filmlerde de dikkat çeken Hollywood görülmesi gereken ve gezilmesi gereken yerlerdendir. Efsane oyuncuların el ve ayak izlerini görebileceğiniz Hollywood Bulvarı’da muhakkak görmeniz gereken bir yer.
ABD özgürlükler ülkesi denmesinin bir başka nedeni de her kesime hitap etmesi ve ayrıca bu ülke de farklı kültürleri barındırmasıdır. Her zaman kendinizden bir parça bulabileceğiniz ABD’ ye gitmek için milyonlarca sebep bulabilirsiniz. İş ya da gezi bunların başında olsa da hayatınızın en farklı deneyimlerini burada yaşayabilirsiniz.


ABD’nin farklı eyaletlerine ülkemizin bir çok havalimanından direk uçuşlarla ulaşım imkanı sunulmaktadır. Bir ülke söz konusu olduğunda ulaşım açısından size en uygun havalimanına gerçekleştirilen direk veya aktarmalı uçuşlara ait bilgilere ucuzauc.com web sitesinden ulaşabilirsiniz.
Seyahatiniz boyunca gitmek istediğiniz yere kadar araç kiralama ve transfer hizmetleri içinde tur hizmetleri yetkilimizle iletişime geçebilirsiniz.
ABD’ye giderken vize almanız gerektiğini vizesiz giriş yapılamamaktadır. Vize işlemlerinizde izlemeniz gereken adımlara ait bilgiler için müşteri temsilcimizle iletişime geçebilirsiniz.
Berrak Tüzünataç
Roma’nın büyüsüne kapılmak için birçok nedeniniz olabilir. Berrak Tüzünataç’ta kalbini Roma’ya kaptıranlardan. Bunların başında tarihi yerleri ve yemekleri ilk sırada olsa da insanların cana yakınlığı ve ayrıca Hristiyanlar için çok önemli Roma içinde özerk bir bölge olan Vatikan gitmek için dahi Roma’ya seyahat edebilirsiniz.


Günümüzde antik kalıntılarıyla da UNESCO tarafından a koruma altına alınan Roma’da gezilecek yerler arasında en önemli antik kalıntılar Palatine Tepesi’ndeki kraliyet sarayları, tapınaklar, barış sunağı ve Collesium sayılmaktadır.
Sadece bu kadar değil, Trevi çeşmesi olarak anlan, hikâyeleriyle de filmlere konu olan Aşk Çeşmesi ’de Poli Sarayı’nın yanında gezilecek yerler arasındadır. Roma’nın genelinde olduğu gibi barok tarzı yansıtan heykellerin bulunduğu Aşk Çeşmesi en önemli çeşmelerden birisidir. Roma’nın kalbinin attığı meydanda bulunan Aşk Çeşmesi’nde dilek tutmanızı ve sonrasında meydanda Roma’nın en önemli caddelerinden biri olan Via Condotti gezmenizi öneririz.
Tüm Tanrıların Tapınağı ise Roma denildiğinde akla ilk gelen yapılardan birisidir. Antik roma döneminde tapınak olarak inşa edilen bu yapı günümüzde meşhur kişilerin anıtlarının bulunduğu bir yer.
Roma denilince akla ilk gelen Collesium ise M. Ö inşa edilmiştir.  Amfiitiyatro olarak bilinen bu tapınak depremlerden dolayı zarar görmüş ve taşlarının da bir kısmı çalınmış olmasına rağmen hala görülmeye değer.


Roma’da uluslararası alanda hizmet veren Leonardo da Vinci Fiumicino Uluslararası Havalimanı ismiyle de bilinen havalimanı aracılığıyla kolaylıkla gidebilirsiniz. Ülkemizden en kolay İstanbul’dan seyahat edebileceğiniz Roma’ya düzenlenen uçuşlara ait bilgiler için ucuzauc.com web sitesi üzerinden Roma uçak bileti sorgulaması yapabilirsiniz.
Roma, İtalya sınırları içinde bulunmaktadır ve vize almanız gerekmektedir. Roma vizesi işlemleriniz için tur hizmetleri operatörümüzle iletişime geçebilirsiniz.
Tuba Büyüküstün’de Paris sevenlerden ve hatta bu şehir de yaşamayı tercih ederek, çocuklarını da burada büyüten ünlülerden birisidir. Aşkın şehri olan Paris, Fransa’nın en yoğun nüfusa sahip turistik kentidir. Eyfel Kulesi ile herkesin bildiği Paris aşk tazelemek isteyenlerin de rotaları arasınadır.


Aşk filmlerinin bu şehirde çekilmiş olması ve romantik kitapların da yine Paris’i de içine alan hikayeleri ve Eyfel Kulesi nedeniyle de Paris turistlerin akın ettiği ve hemen herkesin ölmeden önce gitmek istediği yerler arasında yer almaktadır.

Paris denilince akla ilk gelen şehrin simgesi haline gelen Eyfel Kulesi, gezilecek yerler arasında ilk sıradadır. 324 metre uzunluğundaki bu kule bütün şehri görme imkânı sağlamaktadır. Ayrıca çevresinde yeşil alanlarda oldukça keyifli zaman geçirebilirsiniz.
Paris’te gezebileceğiniz yerler arasında Notre Dame Katedrali’de yer almaktadır. Roma Katolik kilisesi olan bu Katedral de filmlere konu olan cinsten farklı hikâyelere de ev sahipliği yapmaktadır.
 Louvre Müzesi, Otaçağ’dan19’uncu yüzyıla kadar farklı eserlerin sergilendiği Fransa’nın en büyük müzesidir. Tarihe tanıklık edeceğiniz bu müze de kültür seviyenizin bir kademe daha artacağını söyleyebiliriz.
Fransa’nın değil dünyanın en ünlü caddesi olan Şanzelize, 1667 yılında yapılan ve günümüzde sayısız kafeye ev sahipliği yapan, muhteşem manzarasıyla da turistlerin akın ettiği yerlerden birisidir.
Yine dünyanın en eski kabaresi olan Moulin Rouge, 120 önce acıkmasına rağmen hala en dikkat çeken niteliktedir.


Paris’de Charles de Gaulle Havalimanı aracılığıyla ulaşım sağlayabilirsiniz. Türkiye üzerinden direk veya aktarmalı olarak Paris’e uçuş gerçekleştiren hava yollarının sefer bilgilerine ve en güncel uçak bileti fiyatlarına, 150’den fazla hava yolunun resmi temsilcisi olan ucuzauc.com web sitesi üzerinden Paris uçak bileti sorgulaması yaparak ulaşabilirsiniz. Sorgulama sonrasında seçtiğiniz uçak biletinizi kredi kartınızla anında dokuz taksite varan taksit imkânlarından da faydalanarak satın alabilirsiniz.
Paris ziyaretlerinizde de vize almanız gerekmektedir. Shengen vizesiyle de Paris’e gidebilirsiniz. Vize işlemleriniz için ayrıntılı bilgiyi tur hizmetleri operatörümüzden alabilirisiniz. 

27 Temmuz 2017 Perşembe

BİRAZCIK DA ÜRDÜN'Ü TANIYALIM

Amman Ürdün Krallığının başkenti. 635 yılında müslümanların eline geçen Amman, 1516'da Yavuz Sultan Selim'in Mısır seferi sırasında Osmanlı topraklarına katıldı. II. Abdülhamit devrinde Rusya'dan kaçarak Osmanlı devletine sığınan Çerkezlerin bir kısmı Amman civarına yerleştirildi.
1908'de tamamlanan Hicaz Demiryolu hattının Ammandan geçmesi şehrin önemini arttırdı. I. Dünya Savaşı'ndan sonra İngiliz manda yönetimine giren Amman 1946'da Ürdün Krallığının başkenti oldu.
Karayolları ile ülkenin diğer şehirlerine bağlanan başkent Amman'da Uluslar arası bir havaalanı mevcuttur. Önemli bir sanayi merkezi olan şehirde Ürdün Üniversite'si bulunmaktadır. Şehrin en önemli tarihi eseri, Romalılardan kalma kalesidir. Kalenin içinde antik bir tiyatro bulunmaktadır.


Petra, Ürdün’ün Lut Gölü ile Akabe Körfezi arasındaki toprakları üzerinde yer alan antik kenttir. M.Ö. 400 ile M.S. 106 yılları arasında Nebatiler’e başkentlik yapmıştır. Roma İmparatorluğu tarafından işgal edilene kadar başkent olarak varlığını sürdürmüştür. M.S. 400 yıllarından sonra deprem ve ekonomik sıkıntılardan dolayı kent gözden düşmüş ve zaman içinde unutulmuştur. 1812 yılında İsviçreli gezgin Johann Burckhardt tarafından kent tekrar bulunmuştur.
Petra antik kentinde tiyatro, tapınak, ev, gibi yapılar kireç taşına oyularak yapılmıştır. el-Khazna ve Roma döneminde yapılan amfitiyatro en bilinen yapılardır.

6 Aralık 1985 tarihinde UNESCO tarafından Dünya Kültürel Mirası listesine dâhil edilmiştir. Peru’da yer alan Machu Picchu ile kardeş şehirdir.
7 Temmuz 2007 tarihinde, Dünyanın Yeni Yedi Harikası‘ndan biri olarak seçilmiştir.

Lut Gölü veya Ölü Deniz Yeryüzü'nün en alçak ve en tuzlu gölü.
Günümüzde akarsularla beslenmeyen ve 600 km² civarında bir alanı kaplayan Lut Gölü, Afrika-Suriye ayrımındaki en alt noktada yer alır. Lut Gölü'nün tabanı, su derinliği çok fazla olmasa da (yaklaşık 376 metre) ve göl seviyesi deniz seviyesinden 422 metre aşağıdadır. Bu büyük tuzlu göl, karşılıklı uzak noktalarından 80 km/18 km genişliktedir. Aslında göl, eski Lisan Denizi’nin bir parçasıdır.
Su seviyesindeki çekilme eski zamanlarda yılda ortalama 18 cm iken , bugün bu değer İsrail ve Ürdün'ün artan içme suyu ihtiyacı nedeniyle, yıllık 50 cm civarına yükselmiştir. Lut Gölü %28 ile %33 arasında değişen tuz oranıyla (Akdeniz %3) Doğu Afrika'daki Assal Gölü'nden sonra (%35) dünyadaki en tuzlu ikinci göldür.

Gölde bazı dengesizliklerin işaretleri görülmektedir: su altındaki bazı asfalt parçaları su yüzeyine çıkmaktadır. Geçmiş zamanlarda bu parçalar toplanır, kurutulur ve ısınmak için kulanılırdı.
Çevreciler, Lut Gölü’nün yok olmaya başladığı yönünde uyarılar vermektedirler. Gölün iki yakasındaki Ürdün ve İsrail’in bromür endüstrisinin buna neden olduğunu belirtirler. Ancak daha çok İsrail fabrikaları yüzünden temiz su sıkıntısı çekilmektedir. Oluklar endişe verici boyutlara ulaşmıştır. Eğer tehlike değilse, bu fabrikaların kirli atık boşaltımı ayrıca zarar veren faktörlerin başında yer alır.

Küresel ısınma ile karşı karşıya kalan Lut Gölü, kuruma tehlikesindedir.


 DİĞER BİLGİLER

Tarih boyunca çeşitli kavim ve devletlerin (Asur, Babil, Pers, Roma) etki alanında bulunan Ürdün, 7. yüzyılda Arapların eline geçti. 12. yüzyılda Haçlılarla Müslümanlar arasında savaşlar oldu. 16. yüzyılda Ürdün, Osmanlı hâkimiyetine geçti.

1. Dünya Savaşı sonunda ülkeye İngilizler hâkim oldu. 1923'te İngilizler, Ürdün'ün bağımsızlığını tanıdılar.

  1946'da İngiliz mandası kalkarak ülke tam bağımsızlığına kavuştu. 1951 'de Kral Abdullah'ın katledilmesinden bir yıl sonra ülke yönetiminin başına Haşimi Sülâlesinden Talal'ın oğlu Kral Hüseyin geçti.
1994'te Kral Hüseyin'in İsrail ile ülkesi arasındaki gerginliği sona erdiren bir deklarasyonu imzalaması ve ABD ile yakınlaşması, bazı Arap ülkelerini gücendirdi. Suudî Arabistan'la gergin olan ilişkileri düzelme sürecine girdi. 1999 başında Kral Hüseyin'i kaybeden Ürdün, oğlu Kral Abdullah yönetiminde de Arap âlemi içinde en istikrarlı politika izleyen ülke olarak tanınmaktadır.

  Yüzey şekilleri: Ülke yüzey şekilleri yönünden iki bölgeye ayrılır: Batıda, Ürdün nehri ve Lût Gölü'nün yer aldığı derin bir oluk (Gor çukurluğu) uzanır. Bu oluğun yamaçları akarsu vadileri ile parçalanmıştır. Burada Ölü deniz veya Lût gölü, Afrika'dan başlayıp Kızıldeniz üzerinden Türkiye'de (Antakya-Kahramanmaraş) devam eden bir kırık hat üzerinde yer alır. Ölü denizin bulunduğu saha çok derin ve alçakta olup çevresindeki sahalarla olan yükseklik farkı 900-1200 m dolayındadır. İkinci bölge, Lût Gölü'nün çevresindeki sahalardır; burası masa şeklinde bir topografyaya sahip olup ülkenin kurak (çöl) bölgesidir. Lût Gölü (Ölü deniz), deniz seviyesinin 394 m altındadır.

  Gölün derin kesimi 300 m dolayındadır. Bu durum dikkate alındığından Lût oluğu deniz seviyesinin 700 m kadar altına inmektedir. Gölün suyu çok tuzlu (binde 300'ün üzerinde) olduğu için insan su üstünde kalarak yüzememektedir.
İklimi ve bitki örtüsü: ülkenin batısında Akdeniz iklimi ve bitki örtüsü görülür. Doğusunda yaz ile kış arasında sıcaklık farkının artığı ve yağışların azaldığı kurak karasal iklim etkilidir. Yüksek sahalarda otlaklar ve kızılcam toplulukları görülür. Kızılçamlann tahrip edildiği Lût Gölü'nün doğusunda garig topluluklarına rastlanılır.

Nüfusu ve yerleşmesi: Ürdün, 2. Dünya Savaşı'ndan beri nüfusu hızla artan bir ülkedir. Bu nüfus artışında, 1967'den beri İsrail'in işgal ettiği topraklardan gelen Filistinlilerin göçü de etkili olmuştur. Kentlerde yaşayan nüfus gittikçe artmaktadır. Bilhassa iklim şartları da iyi olan Amman ve çevresi nüfusun en fazla toplandığı merkezdir, ülke nüfusunun büyük bölümü Müslüman'dır; Hristiyanlar azınlıktadır. Suriye sınırında sanayi tesislerinin bulunduğu sahada nüfus yoğunluğu fazladır, ülkenin denize açılan tek kapısı, Kızıldeniz'e açılan Akabe Körfezi'nin kuzey kıyısındaki Akabe'dir.

Ekonomisi: Bölgedeki savaşlar ve huzursuz ortam Ürdün'ün ekonomisini ciddî olarak etkilemiştir. Nitekim 1967'deki Arap-İsrail Savaşı, turizm faaliyetlerine önemli darbe vurmuş, Batı şeridindeki tarım arazilerinin işgali tarımsal üretimi azalltmıştır. Doğal kaynaklar bakımından fakir olan ülkede, temel gıda maddeleri ithal edilmektedir. Fazla askerî harcamalar da Ürdün'ün ekonomisini sarsmaktadır. ülkede batıda ve Lût oluğundaki tarıma uygun olan sahada üretilen tarım ürünleri, ülke ihtiyacının ancak yarısını karşılamaktadır.
Önemli tarım ürünleri buğday, arpa, baklagiller ile diğer sebze ve turunçgillerdir.

Ham madde kaynaklarının eksikliğinden dolayı sanayi pek gelişememiştir. Zengin ve önemli tarihî eserlere sahip olan Kudüs'deki turizm faaliyetleri, İsrail işgalinden dolayı eski önemini kaybetmiştir.

Arap ülkeleri içinde doğal kaynakları yetersiz olan bu ülkede eğitim ve öğretim faaliyetleri ileri seviyededir. Örneğin ülkenin kuzeyindeki 300 bin nüfuslu İrbid kentinde kız öğrencilerin çok sayıda olduğu öğretim seviyesi yüksek üç üniversite kurulmuştur. Yüksek tahsil gören nüfusun bir bölümü Arap ülkelerinde çalışmaktadır. Başka bir ifade ile ülkenin en önemli kaynağı, yetişmiş insan gücüdür. Ürdün ile Türkiye arasında güçlü siyasî ilişkiler kurulmuştur.

Türkiye, Ürdün'den kalsiyum fosfat, potasyum klorür, ham deri, soya küspesi ve nafta almaktadır; Ürdün'e ise gıda maddeleri, demir çelik ürünleri, dayanıklı tüketim malları, lastik ve cam şişe satmaktadır.

24 Temmuz 2017 Pazartesi

Kuyucak Köyü Lavanta ile Turizm'e Açıldı...

Bir çiçekle bahar olmaz demeyin, bu köy bir çiçekle kırsal yoksulluğu yendi. Türkiye'de güzel şeyler de oluyor… 

Isparta'nın Keçiborlu ilçesine bağlı Kuyucak köyü, kıraç ve susuz arazileri yüzünden yıllar önce göç vermeye başladı. Ancak köyün kaderi bir çiçekle tersine döndü. Kıraç ve susuz toprakta yetişebilen lavantayı keşfederek arazilerine diken Kuyucaklılar, bugün yaklaşık 3 bin dekarlık alanda Türkiye'deki toplam lavanta üretiminin yüzde 93'ünü karşılıyor. İlaç sanayinden kozmetiğe, gıdadan parfümeri sektörüne kadar pek çok kullanım alanı bulunan lavanta sayesinde dışarıya olan göçü tersine çeviren Kuyucak köylüleri “turizmde biz de varız '' diyerek, Haziran sonunda mora boyanan lavanta tarlalarında bu yaz 10 bine yakın ziyaretçi ağırlamaya hazırlanıyor. 



BURASI PROVENCE DEĞİL, KUYUCAK KÖYÜ 
Isparta'nın Keçiborlu ilçesine bağlı Kuyucak köyü, susuz ve kireçli toprak yapısı yüzünden tarısal üretimden verim alamadığı için dışarıya sürekli göç veriyordu. Yıllar önce az su ile kıraç arazide yetişebilen lavanta bitkisini keşfeden Kuyucaklılar, arazilerine dikmeye başladıkları bu bitki sayesinde kırsal yoksulluğu yenmeyi başardılar. Köyün verimsiz arazilerinin büyük bölümü lavantayla kaplı olan Kuyucak'ta Haziran sonuyla birlikte ortaya çıkan manzara, lavanta bahçeleriyle ünlü, her yıl milyonlarca turistin ziyaret ettiği Fransa'nın ünlü Provence bölgesini aratmıyor. 

TARLALAR ZİYARETÇİ AKININA UĞRAYINCA, KÖYLÜ TURİZME SOYUNDU 

Yaklaşık 3 bin dekarlık arazide lavanta yetiştiren Kuyucaklılar, bitkinin tohumunun yanı sıra köyde üretimi yapılan şifa kaynağı lavanta balını da satıyor. Ancak Haziran sonunda lavanta tarlalarının mora boyadığı Kuyucak, lavanta ve fotoğraf tutkunlarının da akınına uğramaya başlayınca köylüler “turizmde biz de varız '' diyerek kolları sıvadılar. 



KUYUCAK MUHTARI: 'MİSAFİRLERİMİZİ AĞIRLAMAK İÇİN ÇALIŞIYORUZ' 
Kuyucak Muhtarı Mehmet Aydoğdu, geçtiğimiz yıllarda köylerine gelen ziyaretçileri ağırlayabilmek ve gündelik ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için altyapı çalışmalarına giriştiklerini belirterek, KeçiborluKaymakamlığı'nın hazırladığı projeyle bu sorunların çözüleceğini dile getirdi. Geçtiğimiz yıl 5 bine yakın lavanta tutkununun Kuyucak köyünü ziyaret ettiğini anlatan Muhtar Aydoğdu, “Bu yıl bu rakamın 10 bini bulacağını tahmin ediyoruz. En büyük eksikliğimiz olan altyapı sorunlarını çözmek için çabalıyoruz. Bu hasat döneminde lavanta tarlalarımızı görmeye gelecek olan misafirlerimizi en iyi şekilde ağırlayabilmek için çalışıyoruz '' diye konuştu. 

YILDA 120 TON LAVANTA TOHUMU SATAN KÖYLÜ ÜRETİMDEN MEMNUN 
Kuyucak'ta geçtiğimiz yıl verimli bir hasat sezonu yaşandığını dile getiren Aydoğdu, 120 tonun üstünde lavanta tohumu elde ettiklerini belirterek, “Geçtiğimiz yıl lavanta tohumunun kilosu 15 TL'den alıcı buldu. Yaş lavanta sapının kilosu ise 2 TL'den satıldı. Köyümüzde üretilen lavanta balı da kilogramı 50-60 TL arasında satılıyor. Lavanta üretiminden oldukça memnunuz. Ziyaretçilerimizin temel ihtiyaçlarını karşılayacak alt yapı sorunlarının çözülmesiyle Kuyucak tam anlamıyla kaderini tersine çevirmiş olacak '' dedi. 




KAYMAKAMLIĞINLAVANTA PROJESİ BİRİNCİ SEÇİLDİ 

Kuyucak köyündeki lavanta öyküsü, köyün bağlı bulunduğu Keçiborlu Kaymakamlığı'nı da harekete geçirdi. Keçiborlu Kaymakamlığı Köylere Hizmet Götürme Birliği ve Keçiborlu Yardımlaşma ve Eğitim Derneği'nin ortaklaşa hazırladığı 'Keçiborlu Lavanta ile Kalkınıyor' projesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı, BM Kalkınma Programı ve Anadolu Efes ortaklığında yürütülen 'Gelecek Turizmde' başlıklı destek fonuna başvuran yüzlerce proje arasından birinci seçildi. Projenin bu başarısı, Kuyucak köyünde başlayan lavanta turizmi için önemli bir katkı sağladı. 

EV PANSİYONCULUĞU, BİSİKLET YOLLARI VE LAVANTA ÜRÜNLERİ 
Keçiborlu Lavanta ile Kalkınıyor Projesi Koordinatörü Gürkan Cunda, kırsal turizmi canlandırması ve istihdam yaratması beklenen proje kapsamında Kuyucak köyünde çalışmalara başladıklarını söyledi. Alt yapı çalışmalarının yanı sıra eğitim, tanıtım ve lavanta ürünlerinin satışına yönelik çalışmalar yapıldığını anlatan Cunda, “Kuyucak köyünde lavanta ürünlerinin satışının yapılacağı ünitelerle lavanta tarlalarının arasından belirlenecek bisiklet yolu rotaları hazırlanıyor. Ayrıca Kuyucak'ta ev pansiyonculuğu yapılabilmesi için çalışmalarımız sürüyor. Gelen ziyaretçilerimizin yeme içme ihtiyaçları, köylü kadınların hizmet verdiği çadırda karşılanacak. Lavanta sezonunda Kuyucak'a gelenler, mora boyanmış lavanta bahçeleriyle karşılaşacaklar. Şimdiden herkesi bu muhteşem manzaranın tadını çıkarmaya davet ediyoruz '' dedi. 



USTA FOTOĞRAFÇI F. AKBAŞ: 'TÜRKİYE'DE İKİ NOKTA VAR, BİRİ KUYUCAK' 
Lavanta tarlalarıyla ilgili sorularımızı yanıtlayan usta fotoğraf sanatçısı Faruk Akbaş ise Hollanda denilince akla değirmenler ve rengarenk lale bahçelerinin geldiğini belirterek her yıl milyonlarca ziyaretçiyi ağırlayan çiçek turizminin önemli bir gelir kaynağı olduğunun altını çizdi. Türkiye'de fotoğrafçılar açısından etkileyici çiçek tarlalarına sahip iki bölge bulunduğunun altını çizen Akbaş, “Konya'nın Çumra ilçesindeki lale tarlalarıyla Isparta'nın Keçiborlu ilçesindeki Kuyucak köyünde bulunan lavanta tarlaları bu konuda iki güzel örnek olarak verebilirim. Lavanta fotoğrafçılık açısından son derece zengin bir kompozisyon oluşturmasıyla değerli bir bitki. Anadolu halkı, lavantanın yabanisini yıllarca karabaş otu olarak kullanmış '' dedi. 

'BİTKİ ALANLARIMIZI KORUYARAK ÖNEMLİ GELİR ELDE EDEBİLİRİZ' 

Dünyada giderek yaygınlaşan botanik turizminin önemine değinen Akbaş, “Artık sıkışıp kaldığımız kum-deniz-güneş turizminden sıyrılmanın zamanı geldi. Örneğin Çin'deki turizm gelirlerinin yüzde 70'e yakını jeoloji turlarından elde ediliyor. Türkiye jeolojik ve botanik potansiyeli çok yüksek olan bir ülke ancak bu değerleri yeterince koruyup tanıtamıyoruz. Çok sayıda ÖBA'na (Önemli Bitki Alanı) sahibiz. Dünyanın her yerinden pek çok insan yalnızca bitki fotoğraflamak için ülkemize geliyor. Biyolojik zenginliklerimizi koruyarak, denetimli bir şekilde yalnızca görüntülerini satarak önemli bir ekonomik değer yaratabiliriz '' görüşünü dile getirdi. 


LAVANTA TARLALARIKARAYOLUNA 11, HAVAALANINA 20 KİLOMETRE 
Uçucu yağları kozmetik ve parfümeride kullanılan lavanta bitkisi, ilaç sanayinde ve aromaterapide olarak kullanılıyor. Lavanta çayı ise sakinleştirici etkisiyle ünlü. Türkiye'de ekonomik anlamdaki lavanta üretimi yalnızca Isparta'nın Keçiborlu ilçesine bağlı Kuyucak başta olmak üzere Kuşçular ve Çukurören köylerinde gerçekleştiriliyor. TÜİK verilerine göre Türkiye'deki lavanta üretiminin yüzde 93'ü Kuyucak'ta yapılıyor. D-650 Karayoluna 11, Süleyman Demirel Havalimanı'na ise yalnızca 20 kilometre mesafede bulunan Kuyucak'taki lavanta tarlalarına ulaşmak için Isparta ve Burdur'dan 50 kilometrelik bir yolculuk yapmanız yeterli. Lavanta'nın yanı sıra Nisan'da zambak, Mayıs sonunda ise gül bahçeleriyle renk cümbüşüne sahne olan Kuyucak ve çevresi, bölgenin yeni turizm merkezlerinden biri olmaya aday. 


19 Temmuz 2017 Çarşamba

Uçak Seyahati Esnasında Giyinmemeniz Gereken Kıyafetler

Kıyafetler, insanların iç dünyalarının ve duygularının dışa yansımış halleridir. Bir bahçeniz olduğunu ve bahçenizi rengarenk çiçekler ve meyve ağaçlarıyla dolduğunu hayal edin. İlkbahar geldiğinde rengarenk çiçekler açmaya ve birbirinden güzel meyveler olmaya başlayacak.

Giysilerde tıpkı çiçekler gibi, insanın ruh halini yansıtıyor. Her mevsime, her kişiliğe ve gideceğiniz yerin durumuna göre kıyafet seçiminizi yapabiliyorsunuz. Ruhunuzu güzel duygu ve düşüncelerle besliyorsanız, bedeninizi de güzel kıyafetlerle donatmalısınız. Kış aylarında insanlar genelde daha koyu kıyafetler, Yaz ve İlkbahar aylarında ise genelde cıvıl cıvıl ve açık renkler tercih ederler.
Seyahate çıkmadan ve çıktıktan sonra, genelde yolcular ev rahatlığında bir seyahat hayal ederler. Giydiğiniz kıyafetler ne kadar rahat olursa, yolculuğunuz o kadar ve istenilen düzeyde geçecek demektir. Sizi sıkan, rahatsız olmanızı sağlayan ve zor durumda bırakan kıyafetleri, özellikle uzun uçak seyahatlerde tercih etmemelisiniz. Uçak yolculukları esnasında, birbirinden farklı insan tipi ve kıyafetlere rastlayabiliyorsunuz. Seyahat deyip geçmeden, hem rahatlık hem de imaj için uygun kıyafetler tercih edebilirsiniz.Özellikle uzun uçak seyahatlerinde, yolculuğu zora sokan ve sizin rahatsız olmanızı sağlayan en önemli sorunların başında kıyafet seçimi geliyor. Uçak seyahati sırasında nasıl giyinilmeli? Daha önce yaşanan tecrübelerle ilgili bilgilenmeye ne dersiniz?

Topuklu ayakkabılar kadınları uzun göstermenin yanında, oldukça şık ve alımlı görünmelerini de sağlar. Özellikle uzun uçuşlar esnasında topuklu ayakkabı ile seyahat; uçağa yetişmek, dedektörden geçerken ayakkabıların çıkarılıp giyinilmesi ve havaalanında hızlı hareket etmek konusunda size sorun oluşturabilir. Topuklu ayakkabınızın topukları bir de ince ve uzun ise, hem havaalanında, hem hem de uçağa binerken düşme riskiniz daha fazla olacaktır. Uçakta acil çıkış kapısında oturan ve topuklu ayakkabı giyen hanımların, hızlı hareket etmeleri oldukça zorlaşacaktır. Ayrıca topuklu ayakkabılar, spor ve düz tabanlı ayakkabılara göre ayağınıza daha fazla zarar verecektir. İş seyahatine çıkıp topuklu ayakkabı giymeniz zorunlu olsa dahi, yanınızda rahat bir ayakkabı bulundurmanız faydalı olacaktır.
Gideceğiniz bölgenin iklim şartlarını araştırıp, nasıl giyineceğinizi önceden organize etmelisiniz. Soğuk bir destinasyona gidiyorsanız, kalın kıyafetler giyinmek yerine kat kat giyinebilirsiniz. Çok kalın giydiğinizde, kıyafetleriniz seyahat sırasında sizi rahatsız etmeye başlayacaktır. Kıyafetiniz sıcağı hissettiğinizde çıkarabileceğiniz, soğuk oluğunda bir kat giyebileceğiniz şekilde olmalıdır.

Seyahat esnasında kullandığınız kokunun diğer yolcuları rahatsız etmemesi gerekiyor. Uçak içerisine binmeden önce veya uçak içerisinde aşırı parfüm sıkmak, sizi ve yanınızdakileri rahatsız edebilir. Parfüm sıkmaktan ziyade temiz ve yıkanmış, rahat kıyafetler tercih edebilirsiniz. El kremi ve kolonyalar yerine, daha hafif kimseyi rahatsız etmeyecek mendiller kullanabilirsiniz.

Davetler, iş toplantıları ve günlük giysiler kadar, uçak yolculuğu için seçmiş olduğunuz kıyafetler de çok önemlidir. Öncelikle nereye yolcuğa çıkıyorsanız, gideceğiniz yerin mevsimine göre kıyafetler tercih etmeli ve valizinizi ona göre düzenlemelisiniz. Uzun yolculuklarda takım ve buna benzer kıyafetleri yanınıza alarak, gittiğiniz yerde giyinebilirsiniz. Yolculuk esnasında daha rahat kıyafetler tercih etmek, yolculuktan keyif almanızı sağlayacak.

Günümüzde, genelde dar kesim kıyafetler tercih ediliyor. Dar kıyafet tercih etmeniz, yolculuğunuz süresince sıkılmanıza neden olur. Uçak yolculuğu süresince vücudunuzu sıkan kıyafetler, terlemeyi arttırarak kan dolaşımını azaltacaktır. Özellikle deri pantolon giydiğinizde, vücudunuz daha hızlı terleyecektir. Uzun süreli bir yolculukta daha bol ve rahat kıyafetler tercih etmeniz daha doğru olacaktır.
Uçak seyahatinize başlamadan önce çok kalın, dar ve yünlü kıyafetlerden uzak durmalısınız. Sıkı ve dar kösele ayakkabıları asla tercih etmeyin. Likralı kıyafetleri tercih ettiğinizde, çok oturmadan dolayı elbiseleriniz hemen kırışmayacaktır. Beyaz renkli kıyafetler giyinmek, lekelerin belli olmasına sebep olabilir.Bu nedenle uçağa bindiğinizde beyaz renkli kıyafetleri tercih etmemenizi öneriyorum. Özellikle Yaz aylarında şort, polo gömlek ve tişört gibi kıyafetler giymek, yolculuğunuz boyunca sizi rahat ettirecektir. Bayanlar için etek giyinmek de rahatlık açısından tercih edilebilecek kıyafetler arasında.